tesadüf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tesadüf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2010 Cuma

T bocegi.


T(esaduf) kumesi esittir;

A kisisiyle, B kisisinin
C olayiyla, D olayinin
E seyiyle, F seyinin kesisimi.

Ayni zamanda benzerlikler toplamidir da denebilir. Yani hem icinde bir kesisimi, hem de kapsamayi barindirir.
Fil hafizali olmanin avantaji kesisimi zorlanmadan algilayabilmektir. Dezavantajiysa beyine fazla yuklenme oldugu icin, icindekileri bir sekilde aktarmazsan kisa devre gerceklesme olasiligidir. Ya parmaklara yuklenir yaziya dokersin, ya boyayla hasir nesir olursun. gibi. Tipki hiperaktif bir cocugun dogru sekilde yonlendirilmesi zorunlulugu gibi. Aksi taktirde tesadufleri analiz edebilecek algidaki bu sahis, hem kendi hayatini, hem de cevresinin hayatini zorlastirabilir.
Zorlayici kisilik kapsaminda.

Odak noktalarini iyi secmek gerek hayatta. Yoksa gordugun 'tesadufumsu' seyler, zorlama sacmaliklardan ileri gidemez ve kisinin sadece uyarici madde aldigindaki gecici mutluluk hormonu saglamasi gibi, anlamsiz bir yone savrulmasina neden olur.
Ornegin elinize ugur boceginin konmasi tesaduftur. Bu tesadufu fark etmenizi saglayan ve mutluluk hormonu urettiren seyse alginizdir.

Cok mu didaktik oldu? Algisi olanlari sevelim, sevmeyenleri uyaralim.


tesadüf diye bir şey yoktur


Metnini en sevdiğim animasyon filmlerinden biridir Kung Fu Panda. Bir sahnesini paylasmak istedim... Bunun gibi birçok sahnesinde Shifu "tesadüf"ün olmadığının ısrarla altını çizer. İzlemediyseniz izlemenizi tavsiye ederim!... Nasılsa bu bir tesadüf değil! :)

20 Mayıs 2010 Perşembe

algıda seçicilik tesadüf etmeden geçicilik

insan beyni bir garip. sorun merkezine neyi yerleştirmişse hayatı onun çevresinde döndürüyor, kilitlendiği konu dışındaki her şeyin bağlantını kendi gerçekliğinden koparıyor. algımızın odaklandığı konu hayatımızın temelini oluştururken sorun merkezimizin dışındaki olaylar hayatımıza teğet geçiyor.

kim bilir biz nelere kilitlendik de hayatımızı nasıl zorlaştırdık, nelere tesadüf ettik de başımızı çevirmeden yanımızdan öylece geçip gitti başka olasılıklar.

sırf bu yüzden algıyı açık tutmak gerek 7/24 ve bir o kadar da tesadüflere açık olmak gerek başka olasılıkları, yeni heyecanları ıskalamamak için.

yine de şu zavallı beyin sıvısını fazla yormamak gerek, alınganlıktan uzak yağ gibi akıp gitmek gerek.

Vakitsiz güneş yanığı

Vakitsiz güneş yanığı daha hora geciyor vucutta.

Doğayla olmak, yagmura ragmen denize girmek, dalgalara güç kullanmadan en şiddettilisin bile senden kayıp sana da aslında güven vererek gecip gitmesi.

Sessizlik; kafanın içinde ve dışında.
Senle gecmişi olmayan bakınca sana birsey düşündürtmeyen hissettirmeyen insanlar ile sadece o anı paylaşmak yeniliyor seni.  İStanbul kent olarak özlesende, köprüyü gecerken dönüş yolunda oh evimdeyim desen de, uzaklardan herseyin insnaların kalp kırıklıklarının küçüldüğünü hisssediyorsun. Sen büyüyorsun hayallerinle birlikte.

Algin acik olunca tesadufleri daha iyi gorebiliyorsun, uzaktan da olsa içine girdiğin frekasn baslakarına kadar ulaşıyor, bazı korkuları uzak mesafeden de depreştirip, bazı sevgileri de pekiştiyorsun.

Kimilerinin rüyalarına giriyorsun, Anlatıyorlar sana, yeşil kocaman bir ağacın altında,


elinde bir dal parçası topraga bir yol çiziyordun, diye. Ya da birilerinin izlediği filmin adında  bir Cafe'de oluyorsun.
 
İnsanlar fon sen gercek kalıyorsun.
Derken zaman geciyor ve İStanbul'a dönüyorsun.
Fotograf makinanda ve zihninde kayıtlı anlarla..