tutku yalınayak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tutku yalınayak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2010 Cuma

yalınayak tepetaklak

çıkarıp atıvereceksin ayakkabını, bazen kumsalda, bazen çimenliklerde bazen de sırf ayakkabıların fazla geldi diye ayağına. "elektrik atacaksın toprağa" bir şeyciğin kalmayacak. sırf ayaklardan bütünleşmek yetmez, eğilip dokunacaksın toprağa, yeryüzünde yerini, minicikliğini hissedeceksin elin ayağın çıplak. sonra şaşırtacaksın yeryüzünü, dünyaya bir ters bir düz bakarak: sevinçten perendeler atarak.

belki o zaman tutkularını süzgeçten geçirebilir, hangisinin hayatını güzelleştirip hangisinin gereksiz yük olduğunu anlayabilir insan. her bir taklada, aracısız her bir dokunuşta gerçekten neye ihtiyacı olduğunu anlayabilir.

kurtulabilir vazgeçilebilecek ağırlıklarından, yalınayak, başı kabak, tepetaklak.

26 Mayıs 2010 Çarşamba

yalınayak



insanlari bilmem ama bende ciplaklik duygusu, tum benligimi bir seylere vermek istedigimde ortaya cikiyor.
maksimum temasi, sevdigim seylerle gerceklestirebilmek temel amac.
derinizdeki pigmentler uzerinde ayrim gozetmeksizin, hepsine bu hazzi yasatmak istiyorsaniz yapacaginiz bir sey.
yalin olarak ayaklarimi oynatmak isteyecegim yuzeyler.
oncelik dogayi kapsiyor elbet. sonrasinda ise objektif olamayacagim konu, sevgili yani.
aksam gunesi batmak uzereyken, hafif sogumus kumlarin icine ayaklari gommek gibi. ipeksi etki.
cimen, toprak uzeri hicbir seye guvensizlik duymadan minik adimlar atabilmek.
kar uzerinde yapmak da hic fena olmuyor, ne yalan soyliyeyim.

yalınayak