ciddiyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ciddiyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2011 Perşembe

İşini ciddiye almak

Tomris Uyar'ın şu sözü, beni bu yazıya getirdi: "Yaptığı işi ciddiye alan insanlar için üzülürüm. Bir şeyi yapan insanın bir de kişisel ağırlık taşıması gerekmez".

Usta, işini ciddi yapmaktan bahsediyor aslında, onu yap, fazlasına gerek yok diyor. Ben ise; ilk defa ona katılmıyorum ve işini eğlenerek, keyifle yap, ciddiyet; sıkıcılıktır, zorundalıktır, diye düşünüyorum.

İnanarak, severek, keyif alarak yapmak, işi "iş" olmaktan çıkarır ve bu boyut da paylaşımı arttırır, değer katar, bence. Yaptığın şey titizlik gerektirebilir, detayla uğraşmak gerekebilir ama ne kadar keyif alıyorsun bundan, bana onu söyle. En ciddi addettiğin iş bile zevkle yapıldığında, gerçekten "işe" benzer, sonucu "sonuç" olur.

Takıntılıyım bu konuda evet, zorunda kalmalardan nefret edişimdir, bunun sebebi, belki de. Severek yapmak istiyorum işimi, gülerek hatta, şakalaşarak. Verim düşmez böyle, artar, çıkardığın iş her neyse daha anlamlı olur, o işe kalbini de koyduğundan. Bundan insanları zorlamayı da sevmiyorum. Yapmak istemediği işleri zorla yaptıramamak, kötü yöneticilikse; kötü yönetici olmayı da kabul ediyorum. Seven birisinin yapacağı, sahipleneceği işin daha değerli olacağını düşünüyorum, ne yapayım!

İnsanın kendini tanımasından, kendisiyle uğraşmasından geliyor bütün bunlar. Kendisini tanımayan, bulduğu işte çalışan, inanmayan, anlam bulmayan bir adam, bir projeye, yapacağı o projenin küçük bir parçası bile olsa ne katar? Sadece performans. O performans da zorunluluktan gelen yapma eylemidir. İstemiyorum öyle performansı, kafasını çalıştırmak, daha fazlasını katmak için vakit harcamak ancak anlamlı bulduğun bir iş için göstereceğin çabadır. Ötesi zaten gelir, bir gün sadece bir parçası değil bütün proje senin olur; yaparken duygularınla, kalbinle, bütün zekanla seferber olduğun o küçük parçayı takiben.

Kendinden kaçma, soru sormaktan korkma, bulursun sonunda aradığını ve söylenerek değil, güle oynaya çalışırsın, bu sayede.

Ciddiyet, sıkıcıdır.

21 Nisan 2010 Çarşamba

19 Nisan 2010 Pazartesi

Ciddiyet

olaya ciddi bakıyorum.
ciddi misin?
abi bir ciddi ol ya.

ciddi.

gülerek,şakalar yaparak ta ciddi olunur.

ciddiyet konusunda demek istediklerinizi merak ediyorum.

Dün en ciddiye aldığım şey,bir bebeğin salatalık kemirirken içinde oldugu heyecandı.
Bu sabah günün sunduğu gerçekleri, hayallerimden daha ciddiye alarak, yabancılaşmanın kollarındaydım.
Şükür ki gün, ciddi bir ameliyatın basarı ile sonuçlanması ile ciddi ciddi keyfimi yerine getirerek sonuçlandı!

Öğrendik ki... Hayat şartları bizi ne kadar ciddi görünmeye zorlasa da hepimiz çılgınlıklarımızı paylaşacak birini arıyoruz..Can Yücel..

 
Ciddiyet Lütfen!