pencere müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pencere müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2010 Pazartesi

Aşı

Pencere dedigin basitinden geometrik dort kose bir sey. gozun bozuk olmasa da taktigin gozluk cercevesi de pencerenin sinirlarini belirleyebilir. hatta somut gozlugun olmasa da "bakis asini" belirleyen sinirlardan bahsediyorum. seni hayallere-gelecege, anilara-gecmise surukleyen sinirlardan bahsediyorum. teknoloji bu kadar gelismeden once, dagin ardini uydurmana neden olan pencerenden..
benim pencerem bir kac gece oncesinde bu goruntuyu iceriyordu. bir kac tanidik simayla pekisse daha da ideal olacak bir cerceve.





14 Ekim 2010 Perşembe

plaza insanlarına ithafen

Aklıma daha karlı bir sabah geldi...
Pazar günü olsun...acelesiz...
Yılbaşına az kalmış olsun mesela.İlla sıcak bir içecek olmalı elimde.Türk kahvesi olmaz, ben hava buz gibi kafamı çıkarmış derin nefesler alırken, finacanın elimi ısıtması lazım...Filtre kahve nasıl olur ?
-oldu

en eğlenceli kısmı sokağı izlemek...şöyle bordo bir battaniye bu görüntüye cuk oturdu sanırım..

Sonra pişmanlık...pikabı hala tamir ettirmemiş olmanın verdiği kızıgınlık kendi kendime..ah o plakları dinlemek vardı şidmi...ne yapalım 45'lik yerine CD...

Nedense bunu dinlemek istedi canım..Yılbaşı ya hani..

Bahçedeki kardan adamlarda kusur buluyorum sürekli...kızakla kayanlara ise bakamıyorum..hep korkaktım biraz zaten...

Hadi bakalım..derin bir nefes. Camı, penceresi açılmayan plaza insanlarına gelsin bu başlık.

baslik aksam//

Yağmurun sesine uyandim. henuz cami acmadan odama normalde giren isik huzmesi mor perdenin dokumalarindna sizmayinca anladim ki etraf sulara karismis, balkindaki sandalyeler çekmek üzere.. Bütünleştiğim yastiklardan siyrilip diğer tarafima döndüğümde,
burnumun ona yapisik uyandigi sabahin tarifsiz zevkini yillarca bu duygudan mahrum nasil yasamis olduğumu düşündüm. Hissettigim bir şeyi de düşünme dedim kendime ve henuz yataktan kalkmadan icinde oldugum yasanmislaga engel olacak bir beni ve beynimi susturan malum kisi opucugunun hayaline gectigim sirada, telefona uyandim. Bir kadim dost sesi, had' cok yagmur yagiyor sen zor vasita bulur gidersin ben senin evin onundne geciyorum bir dakikaya seni ben metroya birakirim dedi. Tesekkur ettim ona henuz hayallerim bitmedi yatakan cikamam dedim ve beynimin içine baliklama daldim. Düşünme ve durduk yere her şey yolundayken bile içinde rahat etmediğim ilişkiler sadece sevgili burnum ona deyince beynime ve ayni anda kalbime giden keyfin içimde bir yerlerden beni durtmesi miydi?

Bir süre onun uyuyuşu canlandi zihnimde..
Taklit etmeye calisim sesleri imkansiz.

Kalktim yataktan, sonunda.
Yatak odam salon arasi olan corridor'un yerleri buz, belki tavani da buzdur da aramizda dokunma iliskisi olmadigi icin hissedemedim. Hemen bir şey dinlemem lazim ki bana enerji versin,
iflah olmaz romantik bünyeme can gelsin, wish you were here istedi canim. Dinledim'

Paylaşmazsam çatlarim facebook'a ekledim. Icinde oldugum aman tanrim havaya bak, nasil kendimi damlalara atacagim ben simdi hafif titrek hissi ile salonda oturup nerdeyse pencereden disari görmemi engelleyen hizli yagmura baktim. Kendine gel dedim kendine. Nereye? Bir anda uzaklastim oldugum alanda ve günden.. Sonrasinda tüm dünyaya mesaj yolladim,güleç, rahat ve dingin olalim diye. Diledim bunu, sonrasinda evden çiktim, cikar cikmaz cakan cakmak misali
cikar cikmaz gelen bir taksi buldu beni aldi gotordu metroya. Metroya indim beni bekleyen bir vagon hemen aldi getirdi beni taksime// bay bayan semsiye 5 milyondan 3.semsiyemi alip bardak ama october fest bir litrelik bira bardagindan bosalip semsiyemin dengesini alt ust edip yagan yagmurda yurudum/ seffaf semsiye almak cok keyifli tam kafana kadar indirip hala önünü görebiliyor ve yürümenin keyfini cikarip etraftaki binbir surat ve binbir tuhaf kisileri izleyebiliyorsun.

Yasasin Ferhan Sensoy dedim' tam ofis kapisini acarken, tam dedigi gibi olmustu Istiklal bu sabah, nehirdi adeta..