2 Eylül 2010 Perşembe

Bir sezon da burda bitiyor.nokta.

bu yaz ne cok evlenen oldu. ya da her sene boyle oluyordu da en yakinlari, en uzaklara gonderip sirtlarina pat pat vurdum diye mi boyle oldu?

insanlar cok mu aceleci davraniyor, ben mi gec kalmayi tercih ediyorum bilemedim ki.
ya az seciciler, isi ciddiye almiyorlar ve fast food tuketimiyle smokin, beyaz gelinlik icine atiyorlar kendilerini. ya yenilik arayisi icinde ne yapacagini sasirmis, bunsuz yepyeni bir sayfa acmanin mumkun olmayacagini dusunuyorlar.

herkesin hata yapma luksunun oldugunu ve ikinci, hatta ucuncu sansa hakki oldugunu dusunurken.. fazla eski kafa kaliyorum bu hallerde sanirim. "ve sonsuza kadar mutlu yasadilar." beklentisi icerisinde olmak. oysa bazi olaylara, mutsuz olma ve hayat harcama pahasina katlanilmasi ne kadar buyuk haksizlik.
tam bu dusuncelerin uzerine, vakti zamaninda evlenip iki cocukla da bunu suslemis bir insanin kiz arkadasi olmaktan korkan birileriyle karsilasiyorum. basima gelse ne yapacagimi bilmemekten korktuklarim listesinde bir madde daha. ki korktugumun son donemde basima gelme sayisi hayli asti. bu da mevcut empati yetime karsin, kendimi daha da asmama neden oluyor.

evlilik. sonsuz sevme ve sevilme meziyeti.
tercihen no eziyet.

bir sezon da boyle bitti.
allah mesut etsin. o upuzun eski model yastikta bir omur boyu. zaten yataklar da ikiye ayrilabilir cinsten olmasinlar bence. cok rahatsizlik verici.

la la la.


Hiç yorum yok: